GÜN AŞIMI GEBELİK

GÜN AŞIMI GEBELİK (GEÇ DOĞUM) (GÜN GEÇMESİ)
HAMİLELİKTE ZAMANI GEÇMİŞ, ZAMANI DOLMUŞ, GÜNÜ DOLMUŞ, MİAD AŞIMI, GÜN AŞIMI DOĞUM, SÜRMATURASYON…

41 haftadan uzun süren gebeliklere gün aşımı, sürmatürite, postterm, miad geçmesi, postmatürite, gün geçmesi, günü dolmak gibi isimler verilir. Bu sınır bazı yerlerde 42 hafta olarak kabul edilir. Yaklaşık olarak tüm gebeliklerin %5’inde görülür.  Ortalama gebelik süresi insanoğlunda son menstrüel periodun ilk gününden itibaren 280 gün yani 40 haftadır.

Günaşımı tanısı koyulurken annenin söylediği son adet tarihi kadar eski ultrason ölçümlerinin güncellenmesi de (özellikle hamileliğin ilk 4 ayında girilen ultrasonlar) çok önemlidir.

Kimlerde daha sık rastlanır?
– Daha önceki gebeliğinde gün aşımı olanlar
– Gebenin annesinde veya kız kardeşinde gün aşımı hikayesi varsa
– İlk gebelik (nulliparite)
– Annede obezite olması
– Fetusta anensefali olması
– Fetusta adrenal hipoplazi olması
– X’e bağlı plasental sülfataz eksikliği (erkek fetusta olur sadece)

gebelik süresi, gün aşımı, preterm
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Gün aşımının getirdiği riskler:
Plasentada dolaşım bozulmasına bağlı olarak oksijen ve besin maddelerinin yeterince taşınamaması sonucu fetal distres gelişebilir. Bu nedenle özellikle gün aşımı olan gebeliklerde, bebek hareketleri bir sağlık göstergesi olarak dikkatlice izlenmelidir. Oksijen yetersizliğinin artması fetusta mekonyum denen ilk dışkının yapılmasına neden olur. Bebek doğmadan amniyon sıvısı içine yaptığı bu ilk dışkı doğum sırasında ve hatta anne karnında bebeğin akciğerlerine kaçabilir. Mekonyum aspirasyonu denen bu durum bebekte ciddi sorunlara yol açabilir. Ayrıca gün aşımı doğan bebeklerin bir kısmı iri bebek olabilir. Bebeğin suyulma azalma (oligohidramnios) olabilir ve bu da kordon sıkışması gibi bazı riskleri arttırır.

GEBELİKTE TANSİYON YÜKSEKLİĞİ

GEBELİKTE TANSİYON YÜKSEKLİĞİ (HİPERTANSİYON)
HAMİLELİKTE TANSİYON YÜKSELMESİ
Bazı gebeler zaten gebelikten önce yüksek tansiyona sahiptir, bazılarında ise bu durum gebelikle beraber başlar. Toplamda bütün gebeliklerin yaklaşık yüzde 10’unda yüksek tansiyon meydana gelir. Gebelikte hipertansif hastalıkların teşhis edilebilmesi ve takip ile tedavisinin planlanabilmesi için düzenli olarak kan basıncı takibi yapılması önemlidir.

Gebelikte tansiyon yüksekliği ile seyreden durumlar 5 farklı şekilde meydana gelebilir:
– Kronik hipertansiyon: Bu durumda tansiyon yüksekliği gebelikten önce vardır. Eğer gebeliğin 20. haftasından önce 140/90 üzerinde yüksek tansiyon saptanmışsa veya 20. haftadan sonra saptanan yüksek tansiyon postpartum 12. haftada hala düzelmemişse bu kronik hipertansiyon olarak kabul edilir.
– Gestasyonel hipertansiyon: Bu durumda tansiyon yüksekliği gebeliğin 20. haftasından sonra başlamaktadır ve postpartum 12. haftadan önce normale dönmektedir. Gestasyonel hipertansiyonda preeklampsiden farklı olarak proteinüri eşlik etmemektedir.
– Preeklampsi: Gestasyonel hipertansiyonda belirtilen kriterlere proteinürinin eşlik etmesi ile tanı konur. İdrarda protein atılımı 24 saatte 300 mg’ı geçiyorsa gebelikteki fizyolojik sınır aşılmıştır (+1 dipstik). Ödem preklampsiye sıklıkla eşlik eder ancak bir tanı kriter değildir, preeklampsi tanısı için ödem şart değildir. Ayrıca preeklampsi olmadan da ödem mevcut olabilir.
– Süperempoze preeklampsi: Kronik hipertansiyon varlığına ek olarak gebelik sırasında tansiyon yüksekliğinin ve proteinürinin daha fazla şiddetlenmesi durumudur. Gebelik sırasında en kötü prognozlu hipertansif hastalık budur.
– Eklampsi: Preeklampsi hastasında konvülziyonların (nöbet) görülmesi durumudur.

GEBELİK ZEHİRLENMESİ

PREEKLAMPSİ (GEBELİK ZEHİRLENMESİ)
PREEKLAMPSİ NEDİR?
Halk arasında gebelik zehirlenmesi (hamilelik zehirlenmesi) diye adlandırılan hastalığın asıl adı preeklampsidir. Bu hastalığın gerçek anlamda bir zehirlenme ile hiçbir ilgisi yoktur ve esas olarak gebelikte tansiyon yükselmesi ile karakterizedir. Gebelik zehirlenmesi yüksek tansiyon, el ayak ve yüzde şişlik (ödem), idrarda fazla miktarda protein atılımı ile karakterize bir hastalıktır.

Preeklampsi hafif ve şiddetli olmak üzere ikiye ayrılır:
Hafif preeklampsi de tansiyon 140/90 mmHg veya üzerinde seyreder. İdrarda protein atılımı hafif preeklampside az iken (günde 300 mg’dan fazla), şiddetli preeklampside günde 2 gramdan fazla protein idrarla atılır. Şiddetli preeklampside tansiyon 160/110 mmHg’ nın üzerindedir. Buna idrarda fazla protein atılması (albuminüri), karaciğer fonksiyon testlerinde yükselme, trombosit sayısında azalma, kalıcı baş ağrısı, görme bozukluğu, karaciğer bölgesinde ağrı gibi bulgular da eklenebilir.

Gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) gebelikte sara nöbetine benzer nöbetlere neden olabiliri buna eklampsi denir. Eklampsi hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.